İçerik

Sen Ne İstiyorsun?

Sen Ne İstiyorsun?

Bu hafta hayatımda karşılaştığım en zor sorulardan biriyle yüz yüze geldim. 


“Sen ne istiyorsun?”


Toplumun, ailenin, sevdiklerinin istek ve beklentilerinden bağımsız, hatta onların senden istedikleri ya da beklediklerine belki karşı çıkarak, gerçekten dürüstçe sen ne istiyorsun? 


İlk tepkim susmak oldu. Daha doğrusu kelimelerimi yuttum sanırım. Sonraki bir kaç gün boyunca, bu soruyu sanki hiç duymamış gibi davranmaya çalıştım. Kelimelerin gücüne hep inanırdım da, soruların bu kadar güçlü olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bu soru da günlerce peşimi bırakmadı. Nereye gitsem peşimde, ne tarafa kafamı çevirsem hep orada, sol omzumun üzerinde durdu ağırlığı. 


Sonunda soruya yenik düşüp üzerine düşünmeye başladım. Ben ne istiyorum gerçekten? 


Cevabı henüz bulabilmiş değilim ama uzun zamandır üzerine düşünmediğim konuları düşünmeme sebep oldu bu soru. Örneğin, bütün dünya İsveç’te okula gitmeyi reddedip bir aydır tek başına parlamento binasının merdivenlerine oturarak muhalefet yapan 15 yaşındaki otizmli kızı konuşuyor. Greta Thunberg henüz 12 yaşındayken, küresel iklim değişikliğini öğrenmeye başlamış. Geçen iki yıl içerisinde de hem kendisini hem ailesini büyük değişiklikler yapmaya itmiş. Örneğin artık evlerinde temiz enerji kullanıyor, zorunda kalmadıkça da elektrikli arabalarını kesinlikle kullanmıyorlarmış, bisiklet en temel ulaşım araçları haline gelmiş. Uçakları kullanılan yakıtı sebebiyle kesinlikle kullanmıyorlarmış. Küresel ısınmanın en temel sebeplerinden birinin büyükbaş hayvan besiciliği olduğunu öğrendiğinden beri de vegan beslenmeye başlamış. İşte bu kocaman kalpli kız çocuğu seçimler öncesinde okula gitmeyi bırakıp, her sabah parlamentonun merdivenlerine oturarak, küresel ısınmayı yeterince ciddiye almamakla suçladığı İsveç siyasilerini protesto etmeye başlamış ve yeni dönemde gelecek isimleri farklılık yaratmaya zorlamış. Üstelik İsveç’te! 2030 itibariyle petrol ve türevlerini reddederek tüm ülkenin sadece yenilenebilir kaynaklar aracılığı ile enerji tüketeceğini iddia eden bir ülkede! Greta’ya sorarsanız, politikacılar insanın yüzüne baka baka yalan söylüyorlar ve ellerinden geleni falan yapmıyorlar. Üstelik hoş bir tanımlama da yapıyor Greta, öngörülerin sadece 2050’ye kadar olduğunu ve bugünün politikacılarının muhtemelen o günü göremeyeceklerini ama kendisinin göreceğini ve bu devasa problemle yüz yüze kalacağını söylüyor. Greta’ya göre sırf para peşinde göz göre göre yaşanamaz bir dünyaya gidiyoruz ve bu hiç akıllıca değil! Haksız mı? Bugünün çocuklarına müthiş kirli bir dünya ve olası yok oluş problemleri bırakmıyor muyuz?


Bu muhteşem kız çocuğunun haberini okurken, o hain soru gelip düşüyor yine aklıma. Ben ne istiyorum?


Ben böyle güzel çocuklarla, böyle insanlarla çevrelenmek istiyorum. Böyle güzel akıllar tarafından dünya döndürülsün istiyorum. 

Biz neden böyle çocuklar yetiştiremiyoruz? 


Biz neden böyle yetişkinler olamıyoruz? 


Ben gerçekten böyle güzel çocuklarla, böyle insanlarla çevrelenmek istiyorum. Böyle güzel akıllar tarafından dünya döndürülsün istiyorum.


Peki nasıl olacak bu? Bu içine düştüğümüz dipsiz ve karanlık kuyudan nasıl çıkacağız? Nasıl böyle güzel çocuklar yetiştireceğiz? Ve daha da önemlisi bu kirli dünyayı onlara bırakmadan önce nasıl temizleyeceğiz? Çünkü onlar bizim yarattığımız bu çöplükte yaşamayı hak etmiyorlar, onlar çok daha iyisine layık.


Benim bugün üzerime düşen de bu soruyu yaymak olsun. Biraz da siz düşünün bakalım, siz ne istiyorsunuz…


Bu yazıyı da Greta’nın sözleri ile bitirelim;


Eyleme geçmeye başladığınızda, umudu her yerde görüyorsunuz. Bu yüzden umut aramayın, eylem arayın. Sonrasında umut zaten gelecek…


Ata'ma Mektup

Ata'ma Mektup

Bir Gazeteciyi Öldürmek

Bir Gazeteciyi Öldürmek