İçerik

Sarı Yelekler, Anthropocene ve Plastik Poşetler

Sarı Yelekler, Anthropocene ve Plastik Poşetler

İnsan tarihin başından beri hep bir kategorize etme arayışında. Üretimi, tüketimi, zamanı hatta insanları durmaksızın kategorize ediyoruz. En çok da sanırım tarihi kategorize etmekten hoşlanıyoruz. Kişisel tarihimizden tutun da, ülkenin, uluslararası sistemin, yönetim biçimlerinin tarihini kategorize ediyoruz sık sık. Belki de insana bilginin üzerinde bir üstünlük kurma becerisi gibi geliyordur bu biçimlere sokma hali, kim bilir. 

Efendim, bilim insanları dünyanın jeolojik tarihini kategorize etmişler ve yeni bir devreye girdiğimizi beyan etmişler. Bu devrin adına Anthropocene diyorlar. Anthropo- insan; -cene kısmı ise devir manasına geliyor. Fakat asıl anlatılmak istenen ise yeryüzünde artık insan etkileri tarafından belirlenen bir jeolojik döneme girdiğimiz. Yani ister küresel ısınma ile etkilediğimiz atmosferik özellikleri baz alın, ister aşırı kirlenme ile mahvettiğimiz okyanuslar ve denizleri, isterseniz de tüm bu sebepler ile nesillerini tükettiğimiz canlı türlerini. Yeryüzü insanın üzerinde bıraktığı etkiler sebebi ile değişiyor. 

Normalde kelimelerime güvenir, derdimi onlar aracılığı ile anlatmak isterim ama bu sefer kelimeler kifayetsiz kalıyor. O yüzden alt alta bir kaç resim koymak istiyorum. İnsan etkisi dediğimiz şeyi daha iyi anlamak için; 

waste-1741127_1280.jpg

Pek renkli plastik poşet dağlarımız,

garbage-2832778_1280.jpg

Yeni nesil ormanlarımız, 

pollution-203737_1280.jpg

Son moda plajlarımız,

plastic-cups-973103_1280.jpg

Çok değerli sabah kahvelerimizin hazin sonu,

computers-814257_1280.jpg

Ve son olarak çılgınca tükettiğimiz en son teknoloji atıklarımızdan bir kaç örnek.

Çok daha derin ve insanın yüzüne çarpan gerçekleriyle bu konuyu Edward Burtynsky’den incelemenizi öneririm. Kanadalı fotoğrafçı Edward Burtynsky, son çalışmasında insanın yeryüzünde bıraktığı yaralar adını verdiği bir seri hazırlamış. Bu çarpıcı çalışma bir belgesel, bir kitap ve dünyayı dolaşan bir sergiden oluşuyor. Ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz.

Sizin de gördüğünüz üzere mesele plastik poşetleri para ile satıp, sözde kullanımını azaltmak gibi bir kurnazca yoldan geçmiyor. İnsan çılgınca tüketim kültürünün bir paydaşı olduğu sürece, ürettiği atık da dehşet verici boyutlarda olacak. Ve yeryüzünü yaralamaya devam edecek. Eminim ki, 25 kuruşa satılan plastik poşet kullanımında bir kaç aylık düşüş görülse bile; kapitalist kültürün en temel ögelerinden olan alışma/alıştırılma hali, tüketimin çok hızlı geri dönmesine sebep olacak. Dolayısıyla bizim ilk önce hunharca tüketme halimize karşı eğitilmemiz gerekiyor. 

Üstelik bir “küçük” ayrıntı olarak, nedense bir türlü ikna olamıyorum plastik poşet satışı zorunluluğunun kime faydası olacağı konusuna. Doğaya mı? Super marketlere mi?

Buradan son olarak Sarı Yeleklilere gelelim. Geçen yazımda bahsetmiştim, toplum aslında zenginin devasa kârlar elde ederken kirlettiği yeryüzünü temizlemenin bedelini üstlenmek istemiyor diye. İşin ilginç yanı, bu hareketi “küresel ısınmaya karşı alınan önlemleri toplum istemiyor” diye pazarlamaya kalkan politikacıların türemesi, üstelik başlarını da Paris Antlaşmasından çekilen Trump çekiyor. Fakat Sarı Yeleklilerin taleplerini inceledikten sonra, aslında Fransız toplumunda ciddi bir ekolojik hassasiyetin olduğunu görmek mümkün. Onlar zenginin altında ezilmeden, zenginin kirlettiği çevreyi ve maddi olarak yok ettiği adaleti geri istiyorlar. İlginçtir, taleplerin hiç biri kişisel zenginlik peşinde koşmuyor. Toplumsal adalet peşinde koşuyor. Ve bunun da fakirin cebinden çıkacak 25 kuruşla sağlanamayacağını görüyorlar. 

Anthropocene bize gösteriyor ki, dünya artık zenginin hırsını taşıyamıyor. Siz de eğer 25 kuruşluk poşet fiyatları ile bizim küçük dünyamızın iyi yönde bir adım attığını düşünüyorsanız, bir kere daha düşünün efendim. Fransa’da 24 kuruşluk benzin fiyatı artışının nelere önayak olabildiğini unutmadan…

Kapana Kısılmak - Aralık Ayazı

Kapana Kısılmak - Aralık Ayazı

Kapitalizmin Yeni Savaşı: Fransız Cephesi

Kapitalizmin Yeni Savaşı: Fransız Cephesi