İçerik

Liseler...

Liseler...

 

Yazmak hep bir hevesti benim için; heyecanla yaptığım, yapmayı hayal ettiğim bir şey. Bu siteyi kurarken de; aslında bir kaç senedir oldukça hevesliydim yapmaya ama cesaretim daha geriden geliyordu. Sonra bir itici güçle çarpışınca, KareTekerlek ortaya çıktı. Fakat bir ayrıma gitmek gerekti; yani denemeler bir yere, güncele dair aklımdan düşenler bir yere toplanmalıydı. Bu da DolmaKalem, KurşunKalem ayrımını getirdi. Şimdi ilk KurşunKalem’i yazarken, ahh hiç de böyle beklemiyordum, ne zormuş güncel yazmak. Hayır yazacak şey çok da, aradan seçmek zor. Gündemi çok kalabalık bir ülkede yaşıyoruz. Kızsam, isyan etsem dediğim şey de çok, üzerine yazsam uçup gitmese dediğim de. Fakat inanıyorum ki ilkler herşeye rağmen umut dolu olmalı. Ki bunu yakalayabilmek bu kadar kanın revanın altında kaldığımız hergün daha zor. Ama insan işte ekmeği umut. Benimki de seninki kadar, ne daha az, ne daha çok.

 

Gözümü bazen haberlerden ayıramıyorum, korkularım tavana vuruyor, bazen de gençleri pes etmeyenleri görüyorum o zaman da birşeyler yeniden yeşeriyor.

 

Dedim ya ilk yazım, o zaman sadık kalmak lazım umuda.

 

Kaçımız takip etmiştir, tüm penguenlere rağmen görmüştür bilmiyorum ama bence liseliler yazıyor bu ayın gündemini. Dimdik bir duruş sergiliyorlar ve hepimize yeniden başka bir olasılığın mümkün olduğunu hatırlatıyorlar. Tam da ihtiyacımız olduğu gibi. Bütün yarımlık suçlamalarına, hayvan benzetmelerine, basit gündem değiştirme çabalarına rağmen, tüm ülkeden ses veriyorlar. Hem de müthiş zeka parıltılarıyla. İş ilanlarından, bildirilerden tutun da, sırt çevirişlere kadar. Bu arada nasıl da dahiyane bir tavırdır birine sırt çevirmek. Nasıl tam yerini bulmuştur o mesaj. Ömür boyunca da unutulmayacak bir ders olmuştur, üstelik “ders verme” mesleğinde olan birine. Gençlerin döndükleri tarafa dönüp ayakta alkışlamak geliyor içimden. Köklü okullarda abla abilerinden de destek görüyorlar üstelik, mezun vakıfları da sessiz kalmıyor, arkalarında duruyor. Her gün bir yenisi ekleniyor ses çıkaranların arasına, gurur duyuyorum. Tabi bu arada tam ters işler de yapılmıyor değil. Köklü liselerdeki karma eğitimden rahatsız olanlar da var. Bknz. Beyoğlu Anadolu Lisesi. Bir de açıkça tehdit ediliyor tüm veli ve öğrenciler; “başınıza dert açacak tutum ve davranışlardan kaçının.” Bir de eklemeliyim karma eğitimden vazgeçme işi; müdür teklifi ile yapılıyormuş. 

 

Tabi bu ülkede müdürleri konuşmak zor.

 

Fakat şu alenen ortada; her konu ve köşede birbirinden tamamen farklı iki dil konuşuluyor.  Üstelik biri öbürüne oldukça keskin derecede nefret duygularıyla düşman. Müdürler siyaset tarafından atanıyor ama çok açıkça belli ki yönetmeye çalıştıkları öğrencilerin zekalarının yanına dahi yaklaşamıyorlar. Çapları yetmiyor. Tehditler bunun için kaçınılmaz oluyor. Kimin kime gücü yeter onu tahayyül etmek zor. Fakat sonucu düşünmekten öte, çıkan sesleri duymak beni umutlandırıyor. Yasaklayan, ket vuran sistemin işe yaramadığını ve en azından bir süre daha işe yaramayacağını görmek mutlu ediyor.  Bu pırıl pırıl seslere sahip çıkabilmek, yoktan var ettikleri bu umudu söndürüp yok ettirmemek ümidi ile...

 

Bir de son söz olsun; bu okullardan alınan diploma, varlığı bile tarşılan diplomalara benzemez...

Yana Yana

Yana Yana